Sevgili Milon Gatör bey ile bir SÖYLEŞİ
Sevgili izleyicilerimiz, bu sefer konuğumuz oldukça önemli bir şahsiyet. Kendisi Point Otelin Milongalardan Sorumlu Devlet Bakanı: Sayın Milon Gatör beyfendi. Çok önemli işlerinin arasında bize zaman ayırdı ve davetimizi kırmayıp programımıza katıldı. Kendisine teşekkür edip hemen söyleşimize geçiyoruz.
Sunucu: Milon Beye daha önce de sorulmuş olabilir ama yine de sormak istiyoruz. Ünlü milongatör Güralp beyle bir akrabalığınız var mı acaba ?
Milon Gatör Bey: Evet, sormuştunuz ama olsun, yine yanıtlayabilirim. Güralp beyle bir akrabalığım yok. Kendisinin sıfatıyla benim ismim benziyor. Bir de onun edatıyla benim zarfı… ee.. neyse.
Sunucu: Ah, çok ilginçsiniz sayın bakanım. Size kısaca Milon bey desem ?.. Cumartesi günkü düello nereden aklınıza geldi ?
Milon Gatör Bey: Gelmedi, zaten orada duruyordu. Daha önce de bir düello milongası yapmıştık. Bugün dans edenlerin belki de yarısı henüz o zamanlar tangoya başlamamıştı bile. İlk düello Nippon Otel’de Sevgili Aykut ve Serçin arasında yapılmıştı.
Sunucu: Nasıl sonuçlandı o düello ?
Milon Gatör Bey: Anlatayım efendim. O milongaya kadar Aykut beyin beline kadar saçları vardı. Serçin hanım ise sarı saçlı, şişman ve oldukça cadaloz bir arkadaşımızdı. Düello konusunu her ikisi de çok ciddiye almışlardı. Mixerin başına geçtiklerinde birbirlerine yiyecek gibi bakıyorlardı. Sonra düellonun ortalarında bir yerde tansiyon iyice yükseldi. “O tangoyu sen çalarsın, ben çalarım” meselesi yüzünden birbirlerine girdiler. Serçin sigara içmeye çıktığı sırada Aykut Serçin’in bilgisayarının klavye ve mousuna Japon yapıştırıcısı sürmüş. Serçin geldiğinde sol el parmakları tuşlara yapıştı. Sağ eli ...
Sunucu: Milon Bey.. Sözünüzü kesiyorum ama bir reklam arası vermek zorundayız. Hemen geri döncez.
TANGOPOINT – KANYON – VAKIFTEPE.. Milonga denince akla gelen tek isim MİLONGATÖR… MİLONGATÖR… Taklitlerinden sakınınız.
Bir reklam spotu izlediniz.
Sunucu:Reklam sonrası tekrar birlikteyiz. Evet, Sayın bakanım. Heyecanlı bir yerde kalmıştık.. Devam edebiliriz.
Milon Gatör Bey: Japon yapıştırıcısı demiştik değil mi… Sağ eli farede çırpınmaya başladı. Aykut tandasını başlatıp birini dansa kaldırarak ortamdan uzaklaşmak istedi ama Serçin Aykut’un saçlarından tutup çelmeyi takınca, Caarrrttt.. O güzelim saçlar Serçin’in elinde kaldı. Aykut bugün tanıdığınız görüntüye büründü. Ne oluyor demeye kalmadan, Aykut -nereden bulduğunu hala çözemediğimiz- bir bidon kırmızı kök boyasını Serçin’in kafasına geçirdi. Bu sırada dans bütün hızıyla devam ediyordu.
Sunucu: Ay çok heyecanlı...
Milon Gatör Bey: Serçin kıpkırmızı bir kütle halinde mixerin başına geçip La Cumparsitayı çalmaya başladı.
Sunucu: Sonra ?
Milon Gatör Bey: Ne sonrası ? Hepsi o kadar. Milonga orada bitti. Tangocular yıllar boyu bu düelloyu birbirlerine anlattılar. Bu kadar güzel bir milonga yaşamadıkları konusundaki söylentiler birer şehir efsanesi olup çıktı. Uzun süre iki DJ’i de ortalarda görmedik. Yıllar sonra ortaya çıktıklarında Aykut saçsız, Serçin ise zayıf, sakin ve kızıl saçlı biri olarak tanındılar.
Sunucu: Peki yeni düello için neler söyleyeceksiniz ?
Milon Gatör Bey: İkinci düello için söylenecek fazla bir şey yok. Gelin görün, yaşayın demek yeterli olsa gerek..
Sunucu: Anlıyorum. Yine de içerik hakkında biraz bilgi verseniz ?
Milon Gatör Bey: Bu özel milonga için biraz farklı hazırlanıyoruz. DJ’leri her zamankinden farklı bir köşeye alıp Perşembe milongasında olmadıklarını hatırlatmak istedik. Ayrıca yemek menüsünde Arjantin’den esintiler olacak. Valla ne yiyeceğimizi ben de merak ediyorum. Point ve Arjantin mutfakları arasında ne kadar benzerlik olabilir diye düşünmekten uykularım kaçmıyor değil.
Sunucu: Peki Yüksel ve Serçin ??
Milon Gatör Bey: Her ikisi de kendilerine has özellikleri olan DJ’lerimiz. En önemli özellikleri iyi insan olmaları. İyi DJ’lik sonra geliyor. Sakinler, milonga öncesi yaptığımız toplantılarda milonganın gidişatı hakkındaki işbirlikleri mükemmeldi. Özetlemek gerekirse 30 Ocak Cumartesi akşamı Point’de değişik bir milonga yaşanacak. Kaçırılmaması gerektiğine inanıyorum.
Sunucu: Peki bu özel milonga, cumartesi milongalarına başlayacağınızın bir işareti diyebilir miyiz ?
Milon Gatör Bey: Kesinlikle hayır. Cumartesileri düzenli olarak Point’de milonga yapabilmek istediğimi ama otel yönetiminin cumartesi gecelerini devamlı milongalara ayıramayacaklarını daha önce de anlatmıştım. Değişen bir şey yok. Bu tek seferlik bir milonga. Şayet becerebilirsek ileride yine buna benzer organizasyonlar yapmak isteriz.
Sunucu: Zaten cumartesileri başka milongalar var. Değil mi ?
Milon Gatör Bey: Elbette. Baila, La Cumparsita, 333, Sİmilonga, Jean-OKO, MixCafe, belki VİP. Hatta bu cumartesi bunlara ilaveten bir de Süzer Plaza milongası var. Herkesin gönlüne göre bir milonga var anlayacağınız. Avrupa’nın Kültür Başkentine de bu yakışır diye düşünüyorum.
Sunucu: Güzel bir mesajla söyleşimiz son buldu. Sayın konuğumuz Milon beye tekrar teşekkür eder başka programlarda tekrar birlikte olmayı dileriz.
|