English

Günlük

« önceki

UMUT - UTKU DÜELLOSUNA HAZIRIZ

9 Aralık 2011 Cuma

Sevgili Günlük,

Yılsonu yaklaştıkça içimi bir burukluk kaplamaya başladı. Neden mi ? Çok basit. Her yıl bu sıralarda acaba Point Otel yönetimi salonu bize verecek mi, yeni yıl milongası yapabilecek miyiz falan diye kıvranırdım. Öte yandan birçok dansçı arkadaş “eee rezervasyonları almaya başladıysan yerimizi ayırtalım” diye sorular sormaya başlarlardı. Bu yıl sorular gelmeye başladı ama ilk bölümde olması gereken kıvranma yok. Çünkü Point Otel bu yılbaşı salonu ağırlıklı olarak yabancılardan oluşan gruplara satmış. Bizden alacakları ortalama adambaşı 80 liraya karşılık turist ağabeyler yeniyıla 100’er Euro vererek girmeye karar verince otel yönetiminin bu kararı vermesi çok zor olmamıştır diye düşünüyorum. Böyle giderse de bundan sonrası için kendimize başka bir yeniyıl milongası mekanı bulmaktan başka çare kalmıyor.

Birkaç değişiklikten sonra yeni internet sitemizi kimin yapacağına karar verdim ve çalışmalara başladık. Yaklaşık bir ay gecikmeli olarak www.istanbulaires.com sitesi ayağa kalkmaya başladı. Geç kalan fakat temiz site bir olacak diye düşünüyorum. Olabildiğince basit, net ve faydalı bir site istiyordum. Çünkü hangi tango sitesine girsem istediğim bilgiye ya hiç ulaşamıyor ya da ciddi bir araştırma sonucu erişebiliyordum.. “Fazla kalabalık olmasın, siteye giren kaybolmasın, bir-iki tıkla istenilen bilgiye ulaşılsın, gereğinden fazla içerik taşımasın…” diye isteklerimi sıralayınca tasarımcı arkadaş “işimiz kolaymış” diye tebessüm etti. Ama başına ne gibi bir felaket aldığının farkında değildi anlaşılan. Gelip Sevgili Serçin’e sorsa, “bu abi nasıldır, çalışılır mı” diye sorsa büyük ihtimalle Serçin “ben onu oyalarım, siz kaçıp canınızı kurtarın” derdi. Bakalım site bittiğinde neye benzeyecek.

Bu geceyi anlatmaya başlamadan hemen dikkatimi çeken bir konuyu sana aktarayım. İlkokulda ve hatta ortaokulda en büyük sıkıntıyı Türkçe, dilbilgisi, edebiyat ve kompozisyon derslerinde yaşardım. Diğer tüm notlarım hep “pekiyi” sınırlarındayken bu saydığım derslerden her zaman limitlerde geçerdim. En çok çalıştım ders dilbilgisiydi. İsimler, sıfatlar, zamirler, edatlar… Onca şeyin arasında bir de tamlamalar ve bileşik kelimeler. Öğreninceye kadar akla karayı seçmiştim. Ancak öğrenmek diye bir şey olmadığını yenilerde anladım. Hala da doğumgünü veya adambaşı gibi sözcükler birlikte mi yazılır yoksa ayrı ayrı mı karar veremiyorum.

Bu gece özel olarak anlatılacak bir şey olmadı. Aslında elbette dedikodu malzemesi var ama sır olarak kalması gerekiyor. Yoksa falanca ayrıldığı eski sevgilisiyle aynı milongada karşılaşmamak isterken burun buruna gelmişler falan, hayatta ağzımdan bu tip şeyler kaçırmam. Tango ortamında her akşam olabilecek tipte karşılaşmalar bunlar. Milonganın dans tarafına bakacak olursak kalabalığa rağmen az kazalı bir pist, iki kişinin ortak doğumgünü kutlaması ve yapılmayan bir chacareradan başka aktaracak bir şey olmadı. Kıvamında bir kalabalık ve yok’a yakın sayıda yabancı. Demek kalabalığı oluşturanlar yabancılarmış diye düşünmeden edemedim.

Cumartesi akşamki DJ düellosu için rezervasyonlar gelmeye başladı bile. İki gün arayla Point’i yine ağzına kadar doldurup Ankara’dan gelip burada ilk kez çalacak olan UMUT ile müziklerini pikaptan çalacak olan UTKU’nun düellosuna evsahipliği yapacak olmak beni çok mutlu ediyor. Beni mutlu eden başka bir iki şey daha var ama şimdi onların sırası değil.

Fazla konuşursam ağzımda bakla ıslanmayacak, ben yatayım. İyi geceler Günlükcüm,

Güralp

« önceki
                Web Stat