İSPİYONCU GÜNLÜK
28 Ekim 2011 Cuma
Sevgili Günlük,
Oldukça hareketli günler yaşadığım için bir türlü sana zaman ayıramadığımı fark etmişsindir. Ne yaptıysam zaman bulup neler olup bittiğini sana anlatamadım. Yalnız bu arada bir konuda bir konudan ciddi şekilde şüphelenmeye başladığımı bilesin. Ben aklımdan geçenleri, yaşadıklarımı sadece seninle paylaşıyorum ama nedense iki haftadır sana bir şey yazmayınca bir sürü arkadaştan -kimisi konuşma sırasında, kimisi maillerle- “niye günlük yazmıyorsun” gibi sorularla karşılaşınca içime bir kurt düştü. Yoksa benim Sevgili günlüğüm bir köstebek mi ? Yazdıklarımı ele-güne anlatıyor mu diye düşündüm. Sonra da “yok yok olamaz” deyip tekrar sana yazmaya karar verdim. Sen lütfen ağzını sıkı tutmaya devam et.
Bu aralar biraz sağlık sorunlarıyla uğraşıyorum. Biraz ordan biraz buradan derken bir baktım ki vücudumun 55.000 km bakımını yaptırıyorum. “Yağını tuzunu koy, gerisini merak etme, her şey tıkır tıkır çalışır” demişlerdi diye uyguladım ama tuz tarafı fazla gelmiş olmalı ki başka arızalar çıkardı. Yüksek tansiyon belirtileri yüzünden tuzu şekeri kesince birden hayatımın tadı tuzu kaçtı. Bunun yanında bir de bütün yaz zorla oynadığım voleybolden elimde kala kala tendonu kopuk bir omuz kaldı. Şimdi bunları toparlama zamanı.
Yine de yanlış anlaşılmak istemem. Doktorlar arasında koşuşturuyorum diye İstanbul Tango Rehberi yani gavurca adıyla Istanbul Tango Guide işini asla savsaklamadım. Epeyce bir koşturma ve mesaiden sonra gecikmeye mahal vermeden matbaaya teslim ettim. Aslında bu akşam ilk dağıtımını bile yapmayı planlamıştım ama Ankara’ya gidip milongaya bile geç kalınca dağıtım hevesim suya düştü. Bu işi yarına bırakıyorum.
Tango Rehberimiz çok güzel oldu. Bu çalışma bana çok heyecan veriyor. Çünkü etrafımdaki herkes yurtdışında çeşitli yerlerde bu rehberi dağıtmak için kendilerine vereceğim kopyaları bekliyorlar. Çok kısa zamanda küçük küçük hareketler başlayacağından adım gibi eminim. Bu hareketler sadece rehber sayesinde değil, başka şeylerin de giderek artan katkıları var. İstanbul Aires kavramını ortaya artarken düşündüğüm şeylerin teker teker gerçekleşmeye başladığını görüyorum. Buenos Aires biraz paniklemiş durumda. Gülme !.. Doğru bu. Detayları da sana gelecek sefer yazayım da biraz heyecanla bekle.
Bu akşamki milonganın diğer akşamlardan tek farkı chacarera yapmamamız oldu. Bir de gelen yabancıların büyük kısmını tek erkekler oluşturuyordu ki bu pek sık rastladığımız bir durum değil. Tek yabancılar hep kadınlar olurdu.
Şu bilgileri sızdırma durumundan emin olsam sana ne dedikodular anlatırdım ama… Olmaz. En iyisi susup yatayım. İyi geceler Günlükcüm.
Güralp
|