English

Günlük

« önceki

İLK SİNDİRELLA'MIZ BERKAY

23 Eylül 2011 Cuma

Sevgili Günlük,

Seninle bir sırrımı paylaşacağım: Dişlerimi kahvaltıdan sonra ve yatmadan önce olmak üzere günde iki kez fırçalıyorum. Ve dişlerimi fırçalarken, zaman zaman hayatımın sadece lavabo önünde diş fırçalamaktan ibaret olduğunu düşünüyorum. İstediğin şekilde yorumlayabilirsin. Kötümser bir görüşle hayatımın sadece tekrarlardan oluştuğu, iyimser bir görüşle ise ne kadar düzenli bir hayat yaşadığım sonucu çıkarılabilir. Bu işin felsefesini yapmaya kalkışsam uzun sürecek. Yok efendim iyi bir hayatın varsa günlerin tekrardan oluşmasının sakıncası yok; Yok efendim birbirinin aynı geçen günler yaşanmamış sayılır vs vs.. Bence işin en güzel yanı şu: Hala ellerime almadan fırçalayabildiğim dişlerim var ya, daha ne olsun !..

Bu aralar milongalara gitmediğim zamanlarımı bilgisayar başında, İstanbul Aires projesini hayata geçirebilme çalışmalarıyla geçiriyorum. Doğal olarak epeyce bir telefon görüşmesi ve mail trafiği oluyor. Maillere bu kadar yakın olunca tangotürk ve tangoitü mailgruplarına ne kadar çok milonga duyurusu atıldığını da fark ettim. Sen de fark ettin mi bilmiyorum ama duyurulara bakılırsa Bodrum ve Antalya’da yapılan milongaların sayısı, İstanbul’da düzenlenen milonga sayısını fersah fersah geride bırakmış olmalı. Her üç duyurunun biri Antalya’dan, biri de Bodrum’dan geliyor. Haydi Marmarisliler, siz de bastırın biraz, geride kalıyorsunuz.

İki hafta önce Point’e ilk kez gelen genç bir tangocu arkadaş ayrılırken şöyle söylemişti: “Bunca zaman buraya gelmeyerek çok yazık etmişim. Tangoya bu gece başladım diyebilirim”!.. Yorum yapmaya gerek görmüyorum, çok hoşuma gitti.

Bu akşamın Sindirella’sı 38 numaralı ayaklarıyla Berkay oldu. Tam geceyarısında yaptığımız çekilişi kazanıp, beyaz atlı olmasa da beyaz ayakkabılı bir prensle dans ederek yeni ayakkabılarını kutlamış oldu. Prensimiz yabancı değil, tanırsın, Utku Küley’di. Rica ettim, Sindirella olacak arkadaşla bir dans etmesi karşılığında Hande ile dans ederken ikişer tane fazladan ganço ve boleo atma izni verdim. Derhal kabul etti, çünkü biraz önce pist kenarında kendini takip edip kaç tane hangi figürü yaptığını not ettiğimi görmüştü. Bakalım gelecek haftanın Sindirellası ve bulabilirsek beyaz atlı prensi kim olacak…

Yabancı kontenjanının büyük bir kısmını Amerika’da yaşamakta olan Türkler almıştı. Daha sonra Almanlar geliyordu. Ayrıca Belçika, Macaristan, ABD, İsveç, İrlanda ve Avustralya’dan gelen tangocular da kadroda yerlerini aldılar. Elbete benim için en farklı konuk Sidney’den gelen Helen’di. Buenos Aires’de kaldığım tangoevindeki iki yakın arkadaşımdan biriydi Helen. Diğer samimi arkadaş Alman Anne’in gelmesi son anda suya düşünce yeniden toplanma işi biraz eksik kadroyla gerçekleşmiş oldu. Bize dünyanın dört bir tarafından güzel insanları tanıştırdığı için yaşasın tangoydu !..

Duyuru saatinde sadece 8 ekimde yapacağımız Ömer-Halil DJ Düello milongasının duyurusunu yaptım ama aslında bir tane daha vardı. Onun detayları belli olmadığı için bir şey diyemedim. 29 Ekimde İstanbul’un Niño Bien’inde Cumhuriyet bayramımızı şöyle bir 300-400 kişi ile kutlayacak güzel bir milongadan bahsediyorum. Buenos Aires’e gelmiş olsan Niño Bien deyince ne demek istediğimi anlardın ama Arjantin günlüklerinde en sevdiğim milonga olarak hangisini seçmiştim bir hatırla bakalım. Şimdi bir de öyle bir mekanda 29 ekim milongası yaptığımızı hayal et !.. Eveeet, heyecan verici, değil mi ? Bence de öyle. Umarım her şey düzgün gider de duyuruyu yakında yapabilirim.

Daha fazla bilgi spekülasyona girer, onun için susup kendimizi yatağa atıyoruz.

İyi geceler Günlükcüm,

Güralp

« önceki
                Web Stat