English

Günlük

« önceki

BİLMEMEK DEĞİL, ÖĞRENMEMEK MODA

16 Eylül 2011 Cuma

Sevgili Günlük,

Milongada arkadaşları karşılarken elimde kırmızı şarap kadehini görenler ömür boyu aynı içkiyi içtiğimi sanıyorlardır. Oysa sen yıllarca sadece beyaz şarap içtiğimi biliyorsun Günlükcüm. Beyaz şarap deyince de herhangi bir beyaz şarap değil, Çankaya. Aroması, tadı, kıvamı… Her şeyiyle içilesi bir şaraptı bu Çankaya. Bence hala da öyledir. Düşünüyorum da o yıllarda boğazımdan Çankaya’dan başka alkol türevi geçmezken şimdi herşey oldukça değişmiş durumda. Eski hayatımla yeni hayatım ne kadar da farklı. Şarap konusuyla başlayıp biraz düşününce gerisi çorap söküğü gibi aklıma geldi. Eskiyle yeniyi karşılaştırdığımda söz konusu farklar iyice ortaya çıktı. İşte sana neydim – ne oldum listesi:

Beyaz şarap - kırmızı şarap,
Sebze - balık,
Şampuan – zeytinyağlı sabun,
Sigara - temiz hava,
Tenis - dans,
Altınoluk/Kuşadası – Bodrum/Marmaris,
İyi eş - iyi sevgili,
Bilgiişlemci - milongatör,
Cacharel/IGS - Merter,
Voleybol - voleybol,
0216 - 0212,
Araba - motosiklet,
Sahilyolu – İstiklal Caddesi
Belçika - Arjantin,
Aile babası – arkadaş canlısı,
Erken yatmak - geç yatmak,

Değişmeyen tek şey voleybol. Fizik durumum elverdiği sürece de değiştirmemeye kararlıyım. Ancak geri kalan herşeyde tırtıl–kelebek gibi bir dönüşüm sözkonusu. Kimbilir, belki de tam tersi oldu ve kelebekken tırtıla dönüştüm, farkında değilim.

Geçen akşam gittiğim bir milongada bir vals tandası bitip cortina çalmaya başladığı sırada pistteki kızlardan birinin partnerine söylediği bir cümleyi duydum: “yaa çok yoruldum, inşallah milonga çıkmaz..”. Galiba bu arkadaş müziklerin piyango çekilişiyle falan sıraya dizildiğini sanıyordu. Halâ kızlar mı erkekler mi daha iyi müzik dinliyor, müzikten anlıyor, buna karar veremedim. Bence pistlerde uzun süredir dans eden tüm dansçıların tanda, cortina, müzik sıralaması nasıl olur gibi konuları biliyor olması, bilmeyenlerin de hızla eğitim almaları gerekiyor. Atalarımız ne dememiş zaten, ”Bilmemek değil öğrenmemek moda”. Aslında Serçin’e rica etsek, bir milonga öncesi 10-15 dakika içinde konuyla ilgilenenlere bir milongada müzikler hangi sırada çalınır, genel olarak DJ’ler müzik akışını nasıl yaparlar gibi konularda bizi aydınlatsa ne iyi olur. Öte yandan bugünkü yarışmanın bileni çıkmadı. Yani kimse çalışıp gelmemiş bu kez. Bir kez daha aynı şey olursa artık bu yarışmadan vazgeçmeye karar verdim. Anlaşıldı ki zorla güzellik olmuyor.

Bugün sevgili feysbukumdan tam 22 tane etkinlik davetini sildim. Tam 22 tane !.. Yarın hapşırıyorum, gelin; Pazar günü topluca ganço atıyoruz, bekleriz; Kedimizin isim günü kutlamalarımızda sizi de aramızda görmek isteriz tipinde sayısız davet yağıyor. Üstelik bu davetler kişisel davet olarak geldiği gibi bir de hiç davet edilmeden emri vaki yöntemiyle içine katıldığım gruplara da atılıyor. Hem de kaç tane grup… Bazen çok sevimli şeyler veya gerçekten haberleşmek istediğim insanlarla ilgili iletiler olmasa Facebook’un üstüne kusup ordan kaçmak istiyorum.

Bugün erken başlayıp geç biten milongada mutsuz ayrılan olmadı. Şaka tabi, herkesin tam olarak mutlu bir şekilde eve dönmesi elbette çok zor. Ancak mutsuz giden olduysa da ben fark etmedim. Yerleşim konusunda biraz sıkıntı çeksek de sonunda işi tatlıya bağladık ve herkesin oturacağı bir sandalye ve içeceği bir kadeh içkisini temin ettik. Aşırı nemi klima sistemi bile engelleyemedi ve gecenin sonunda tabaklardaki çerezler bile ıslak ıslak olmuştu.

İyi bir milongatör İstanbul Aires ruhunu yaşatabilmek için yabancı dansçı raporunu yazmadan yatmaz. İşte rapor:

Ülkeler: Almanya, İsveç, Fransa, Tunus, ABD.
Point hakkındaki görüşler: Gördüğümüz en güzel mekan (oybirliği ile böyle söylendi).
Organizatör hakkında görüşler: Milongatörü tek geçeriz (Günlükcüm sırıtma, tamam hiçbiri böyle bişey demedi ama biraz sohbet etsek belki de söyleyebilirlerdi. Allallaaa).
Üff sana da bişey yazılmıyor. Yazmıyorum ve yatıyorum işte. İyi geceler,

Güralp

« önceki
                Web Stat