English

Günlük

« önceki

YA EVLEN YA AYRIL !..

9 Eylül 2011 Cuma

Sevgili Günlük,

Tango içinde bir ilişki kurduktan sonra önce ayrılıp sonra tekrar birlikte olanların sayısı o kadar çok ki, anlatamam. Daha doğrusu anlatmam ama zaten konu kimlerin ayrılıp birleştiği değil, bu konunun dinamiği ya da psikolojik yönü. Bazı ilişkiler öyle sağlam kuruluyor ki ayrılınsa bile daha sonra tekrar bir araya gelmek kaçınılmaz oluyor anlaşılan. Galiba tango dünyasında bunu dış dünyadan daha sık yaşıyoruz. Keşke psikolojiden biraz anlayıp bunun açıklamasını yapabilseydim.

Tango çevresi içindeki bu tip ayrılma-dönme hareketlerinin oluşumunun tango dışı dünyadaki ayrılma-dönmelerinden farklı nedenleri olduğunu düşünüyorum. Birincisi, tango dünyası oldukça küçük bir dünya. Her ne kadar tango yapanların sayısının binlerle ifade edildiği söylense de bir tangocunun karşı cinsle yakınlık kurabileceği ortamların sınırını ve aktif tangocuların ne kadar az olduğunu düşünürsen yeni biriyle tanışma ihtimali düşünüldüğü gibi çok yüksek değil. Yani hep aynı yüzler, hep aynı karakterlerle birlikteyiz. Zaman zaman çok hızlı dönüşümler yaşadığımızı düşünsek bile çevremizde hep aynı insanlar var. Bu şartlarda kürkçü dükkanına dönme ihtimali oldukça yüksek. İkinci farklı nokta ise, tangoda karşıt cinsle çok yakın tensel temas içindeyiz. Özel ilişkiler, diğer ortamlara göre nispeten kolay kurulup kolay bitirilebiliyor. Yeni ilişkideki rahatsız eden ufak sorunlar bile kendiliğinden büyütülerek, zaten, aslında beyinde halen sonlandırılamamış olan ilk partnere dönüş için uygun bir ortam yaratılıyor olabilir. İşte bu gibi şeyler boyumu ciddi şekilde aştığı için daha fazla fikir üretmekten vazgeçiyorum.

Hazır konu sevgililik durumlarına gelmişken, belki de yakınlarda değindiğim bir konuyu daha yazayım. Gördüğüm kadarıyla milongaya sevgilisiyle gelmiş olan birinin sevgilisinden başka biriyle tam konsantre olarak dans etmesi çok zorlaşıyor. Kıskanılır mıyım, kıskandırır mıyım, yanlış anlaşılır mıyım gibi endişeler ortaya çıkıyor. Sevgilisi olan kadın, başkasıyla dans ederken kendini kasıyor. Bu ise kendisini dansa kaldıran erkeği mutsuz ediyor. Bu nedenle, sevgilisi olan kadınlar daha az dansa kaldırılıyor. Tabi bütün bunları genel olarak dansı ruhlarıyla yapanlar için söylüyorum. Sevgilili kadınların, birlikte olabilme potansiyeli olmadığı için başka erkekler tarafından kaldırılmadığını söyleyenlere de tam olarak katılıyorum, o ayrı. Evliler ise genel olarak o sınıfı çoktan geçmişler. Herkes istediğiyle gönül rahatlığı ile dans ediyor. Genel olarak bir sorun yaşanmıyor. Yani şimdi bundan bir sonuç çıkaralım Sevgili Dostum. Sevgilinle milongaya gittiğinde başkasıyla dans ettiğinde kıskanmıyor ve kıskanılmıyorsan veya bu nedenle bir huzursuzluk yaşamıyorsan iki şık var: Ya çok uygunsunuz ya da artık birbirinizi takmıyorsunuz. Bu ilişkinin gidişatını hemen değiştir, ya evlen ya ayrıl !..

Gelelim bu geceye: Serçin’in yokluğunda direksiyonda Sevgili Halil Ertekin vardı. Müzik konusunda herhangi bir sürpriz olmadı. Halil her zamanki kalitesiyle başarılı seçimler yaptı. Çoğu zaman pisttek aç çift olduğunu tahmin bile edemeyeceğim kadar yoğun dans edildi. Büyük bir Alman grubun yanı sıra Avusturya, Güney Kore ve İrlanda’dan gelen konuklarımız vardı. En ilginç dansçımız ise başındaki mihrace takkesi veya şapkasıyla dans eden Yeni Delhi’li, babacan yüzlü, ak sakallı bir tangocuydu. Dansa kaldırdığı tüm kızlar dansından nasıl etkilendiklerini anlatıyorlardı. Böyle giderse bir süre sonra yerli dansçılar Point’de azınlıkta kalmaya başlayacak.

Salonun aşırı kalabalığı havanın iyi gitmesi sayesinde terasa taşınca tüm oturacak yerler dolmasına rağmen sıkıntılı bir ortam oluşmadı. Bir iki arkadaşla milongaya geldiklerinde yaptığım kısa sohbetlerin pist trafiğine yardımcı olduğunu tahmin ediyorum. Herkesin “süper bir gece oldu” diyerek ayrılması sayesinde hem gelecek haftaki milongaya daha çok motive olmuş hem de mesleki açıdan daha tatmin olmuş bir şekilde yatağa gidiyorum.

İyi geceler Günlükcüm,

Güralp

« önceki
                Web Stat