VAKIFTEPE ERTESİ, POINT ÖNCESİ
30 Haziran 2010 Çarşamba
Sevgili Günlük,
Perşembe ertesi sana Gotan Project konserini biraz daha detaylı anlatacağımı söylemiştim. Şimdi sözümü yerine getiriyorum. Onun için Vakıftepe konusunu azcık beklemen gerekecek. Bazı arkadaşlar, tanıdıklar veya tanıdıkların tanıdıkları konseri çok beğenmişler. Bence bu, tamamen ne beklediğine bağlı bir durum. Ben de beğendim. Çünkü hiç bir şey beklemiyordum, tam olarak istediğimi buldum.
Gotan Project’i CD’den dinlemek daha zevkli ve avantajlı. İstediğin zaman, istediğin kadar, istediğin parçaları, istediğin ses yüksekliğinde ve istediğin tekrarda dinleme şansın oluyor. Konsere gittiğin zaman ise şununla karşılaşıyorsun: Kocaman bir sahne, mavi-mor spotlar, ordan buradan fışkıran dumanlar, fondaki perdede kısa video parçaları, sahneden fötr şapkalarını takmış robot görünümlü beş tane adam ve onlara uygun yapıda bir kadın. Her şey yine elektronik. %90 konserve edilmiş müzik üstüne biraz enstruman çeşitlemesi koyarak seyirciye sunuyorlar. Yani canlı olarak neredeyse konsere hiç katkıları yok. Emin ol, Mojo’ya gidip orada çalan grubu dinlemek çok daha “canlı performans dinleme doyumu”na ulaştırıyor.
Şimdi bu şartlarda Gotan Project aynı anda, örneğin 5 şehirde birden konser verebilir. Önemli olan o görkemli sahne, duman, ışık vs ihtiyaçları temin etmek. Sonra koy sahneye beş erkek ve bir kadın. Kafalarına şapkayı tak ve ver kenardan müziği. Mis gibi konserve Gotan yayılsın etrafa, millet kendinden geçsin. Bu şekilde aynı anda İstanbul, Roma, Atina, Madrid ve Berlin’de konser verebilirler. Bütün yapacakları bulundukları şehrin adını kullanarak haklı selamlayacaklar: “Hello İstanbûûûûl !..” gibi...
Aslında oturup bu arkadaşlar için bir proje hazırlayıp dosyayı göndersem, ne kadar ilgilerini çeker acaba. Çalışmanın adı şu olacak: Gotan Project Frenchising şartları. Düşünsene Günlükcüm, bir tutarsa her şehirde bir tane Gotan Project açtırabiliriz. 40 şehir olsa, her biri yılda 15 konser verse, her konserden yüzbin lira kazansak… Üüüff ne çok paramız olur....
Bunca Gotan’dan sonra Vakıftepe’yi anlatacak gücüm kalmadı. Yağmur kısa bir süre yağıp geçince kuru bir pist ve ıslak bir çevre ile başbaşa kaldık. B planımız hazır olduğu için panik yapmadık. Sevgili İtalyan dostlarımız söz verdikleri gibi gelip workshoplarını yaptılar, sonra da yemeklerini yiyip milonganın keyfini çıkardılar.
Kısa bir elektrik kesintisinin tadımı kaçırmasına yine İtalyan arkadaşlar izin vermedi. Hocaları geldi, “böyle süper oldu” dedi. Karanlıkta Boğaz’ın güzellikleri çok daha net olarak ortaya çıkmış. Konuya iyimser bakınca böyle oluyor demek.
Umarım haftaya artık yağmur faslı bitip daha önce yağanlar yeterince buharlaşmış olur da planladığımız gibi pisti parke döşeyip yeşilliklerin ortasında Kır Milongası keyfimize başlayabiliriz. Her haftası ayrı bir kalabalığa sahne olacak milongamız hepimize hayırlı olsun !..
İyi çarşambalar Günlükcüm. Şimdi biraz Point hazırlıkları biraz da festival aktiviteleri için enerji toplama zamanı.
Güralp
|