English

Günlük

« önceki

KOŞULLU SEVENLER AZMIŞ !..

11 Haziran 2010 Cuma

Sevgili Günlük,

Geçen gün bir doktor arkadaşım, insanın en zengin protein kaynağının salya olduğunu söyledi. Günde ortalama bir buçuk litre kadar salya üretirmişiz. Daha doğrusu üretir ve yutkunarak bunları yutarmışız. Böylece salya sindirime karışıp görevini tamamlarmış. Sonsuz bir döngü bu. Döngü nasıl bozulabilir diye düşünmeye fırsat kalmadan doktorcum hemen örneğini verdi: “Sokaklarda devamlı sağa sola tükürenlere dikkat et, tükrükle birlikte önemli miktarda proteini de sokağa attıkları için genel olarak son derece zayıf, hatta cılız olurlar dedi. Son günlerde dikkat ettim, doğru bir teşhis. Zaten İstiklal Caddesi civarında dolaşırken sağa sola tüküren insanların –yani insan görünümlü yaratıkların- sayısı o kadar yüksek ki bu teoriyi doğrulamak için bir sürü denek görmek mümkün. Bu tip yaratıklara eskiden sosyal olarak “ohaa” derken şimdi onları tıbbî denek olarak inceliyorum.

Bütün bunlar nereden aklıma geldi diyecek olursan sevgili dostum, bir süredir görüşemediğim yakın bir arkadaşın siteminden esinlendim. Tango yapmayan arkadaşlarımdan biri bu. Telefonda “Tükürürüm senin tangona, hiç görüşemiyoruz artık” dedi. Biraz önce yazdığım doktor arkadaşın dediklerini hatırlayıp “tükürme, protein kaybeder cılız kalırsın” dedim. “Oğlum sen kafayı iyice sıyırmışsın. Seni tamamen kaybetmişiz” deyip telefonu kapattı. Haklı olmasından korkuyorum… Boşver, şimdi onu kafaya takamam. Düşünecek çok önemli bir konum var: Kanyon Milongası. Milonga günü yaklaştıkça, beni geleneksel olarak “özel milonga organizasyon stresi” basmaya başlıyor. Beynim, herşey yolunda gidecek mi, hava şartları uygun olacak mı, yeterli katılım olacak mı gibi bir sürü irili ufaklı stres kaynakları arasında bocalayıp dururken, “eksik bir nokta kalmasın”, “gösteri dansı yapacak olan arkadaşlara çiçek aldım mı” gibi detay konuları da unutmamak için devamlı sağa sola notlar alıyorum.

Geçen haftaki milongadan sonra üşenmeyip Cuba Bar’a gitmiştim. Saat 03’e kadar çalan grubu dinleyip kendimden geçtim. Sonra o yorgunlukla gelip birkaç satır bile olsa yazamadım Dostum. Biraz biraz Latin konularına girmek gerekir diye düşünüyorum. Madem işim organizasyon, kendimi tango ile sınırlamasam daha iyi olacak. Önümde güzel bir fırsat var, bunu değerlendirmenin tam sırası.. “Savulun Latin dünyası, Milongatör geliyooor” diye bağırasım geliyor.

Geçen hafta yine saat 22:00’de yaklaşık 5 adet olan tangocuların sayısı, gecenin sonunda yaklaşık 80’e yükselmişti. Bu hafta da geçen haftanın karbon kopyası şeklinde gelişti. Tek fark biraz daha kalabalık oluşuydu. Bir de yabancı erkân içinde Alman, Fransız, Arjantinli, Kolombiyalı, Lübnan’lı ve Norveçli dansçıların olduğunu da söylemem gerekiyor.

Gecenin diğer bir özelliği çok fazla dansçının fark etmediğini sandığım bir noktaydı: Serçin bitime bir tanda kala milonga çaldı. Bu hiç iyiye işaret değil. Ya Kızıl DJ bunalımda, ya taş yağacak ya da başımıza başka bişeyler gelecek. Bunca yıldır milongaların son yarım saatini tempoyu düşürüp insanları huzur içinde evine gönderen Serçin, bu gece bitime az kala milongayı koyunca milonga bitişinde salon bir türlü boşalmak bilmedi. Herkese tekrar bir enerji geldi, milongayı erken bitirdik sandılar. Gördün mü bak Günlükcüm, fark etmeden nelere alışmışız. Ufacık bir değişiklik moda deyimle “ezberimi bozdu”.

Bu akşamki ankette üç farklı cümle vardı: Eğer benimle dans edersen seni daha çok severim”, “Seni seviyorum, çünkü benimle dans ediyorsun”, “Benimle dans etmemene rağmen seni seviyorum” Hangisine yakınsınız diye sordum..

Koşullu olarak seveceklerini söyleyenler (eğer) %20, sebep-sonuç ilişkisine göre sevenler (çünkü) % 22 ve “rağmen” severim diyenler % 48 oranlarını paylaştılar. Yorum yapmak elbette biraz zor. Sorunun ne şekilde algılandığı çok önemli. Bilge kişiler karşısındakini sevmenin ne bir şarta ne de bir nedene bağlı olmaması gerektiğini söyleyedursunlar, konunun hiç de öyle algılanmadığı ortaya çıktı. Bazı arkadaşlar anketi çok saçma bulup yanıtlamadılar. Bir kısmı ise aslında daha uygun seçenekler olabileceğini söyleyip yine de kendilerine en yakın gelen tercihi işaretlediklerini söylediler.

Şimdi yine dinlenmeye geçiyoruz. Yarın Kanyon, Latin Rüzgarı, Vakıftepe.. üstünde çalışacak çok şeyimiz var.

İyi geceler Günlükcüm,

Güralp

« önceki
                Web Stat