English

Günlük

« önceki

FUJI II'den SEVGILER

16 Nisan 2010 Cuma

Sevgili Günlük,

İşte yeni Türkiye !.. Geçen hafta Gezi Parkının içinden geçerken gördüğüm türbanlı kadınların şaşırtıcı şekilde çok olması sonunda böyle demiştim. Hafta sonuna doğru yoğunlaşıp Pazar sabahı zirve yapan başka bir konu yüzünden yine aynı şeyi yazacağım: İşte yeni Türkiye !..

Bu sefer konu türban değil, belki daha da feci bir şey. Kimbilir, belki de ürettiğim bir komplo teorisi bu: Çocukluk ve gençlik yıllarımız şanlı ordumuzun kahramanlıklarını kutlamakla geçmişti. 30 Ağustos, 29 Ekim, 18 Mart gibi kutlamalar, büyük Türk ordusunun öne çıktığı tarihlerdi. Ve o yıllarda kutlu doğum haftası ya da polis haftası gibi şeyleri hiç bilmezdik. Son yıllarda her konuda olduğu gibi bu konuda da aynı değişimleri yaşıyoruz. Ordunun birçok komutanı darbecilik şüphesiyle gözaltında tutulup ordunun gücü hergün ciddi şekilde erozyona uğratılırken polis teşkilatı ön plana çıkartılıyor. Kendi içinde tarikat çatışmaları yaşandığı söylenen bir teşkilattan bahsediyorum. Debdebeli kutlamalar, törenler… Hızla asker-ulustan polis-ulusa geçişi yaşıyoruz. Çok değil, iki ay kadar önce bazı ağır silahların alım yetkisini de alan polisler, yakında Cumhuriyet Bayramlarında resmi geçitte göreceğimiz tek üniformalı birlik haline gelecek gibi görünüyor. Yani, işte yeni Türkiye !..

Boyumu aşan konulardan, daha sığ sulara geçip milongalara dönüyorum. Birkaç yıl önce tango hocaları bir araya gelse, ortak büyük milongalar düzenleseler falan diye çağrı yaptığımda, bir çok arkadaş bana –kıçıyla- gülmüştü desem yalan olmaz. Sonra bir vesileyle hocaların bir araya geldiği ve benim katılamadığım bir geceden sonra bazı arkadaşlar “hocalar burada, Güralp nerede ?” diye dalga geçmişti. Geçen cumartesi akşamki People milongasında bu konuşulanlar aklıma geldi. İki tango okulunun bir araya gelmesiyle çok güzel bir milonga ortaya çıktı. Bence Türk tangoseverlerinin ihtiyacı olan bir etkinlik gerçekleşti. Gördüğüm kadarıyla gayet başarılı bir şekilde işin altından kalkmışlardı. Kısaca anlatmak gerekirse, ortalık, yabancı katılımcısı olmayan bir festival milongası görünümündeydi. Darısı bundan sonraki güzel aktivitelerin başına. Mesela sokak milongasının, Kanyon’un… (Kendi reklamımı yapmazsam çatlarım, olsun, fırsatları değerlendirmek lazım).

Şimdi önümüzde tam 3 tane önemli milonga var:
1 Mayıs Cumartesi El Duelo Volume IV
18 Mayıs Salı 4.Nişantaşı Tango Şenliği
18 Haziran Cuma 6. Kanyon Milongası

Her biri için çılgın bir çalışma içine girmiş durumdayım. Tamam, fiziksel olarak kendimi parçalamıyorum ama zihinsel olarak kapasitemin büyük kısmını bu üç aktivite kaplıyor. Sonuçta festival ve ortak milonga gibi büyük etkinliklerin arkasında hep 8-10 kişiden az olmayan ekipler var. Oysa koskoca milongatör olarak henüz festival kapsamına çıkamadığım için işleri tek başıma yapmam gerekiyor. Zaten benim gibi detaycı biriyle pek kimsenin çalışmak isteyebileceğini de sanmıyorum. Serçin bile vırvırlarıma zor dayanıyor diye düşünüyorum. Kendime Post-it: Daha az kıl olmanın yolları diye bir kitap var mı, araştır.

Otel yönetiminin son saniye golüyle dün akşamki milongayı FUJI II salonunda yaptık. Bildiğin gibi, TangoPoint istim üstündeyken o salona sığmakta güçlük çekiyoruz. Bu hafta da yine aynı şey oldu ve son sandalyeye kadar her yer doldu. Serçin bu hafta salı günü iş için gittiği Londra’dan Cuma gelecek. Sağolsun sevgili Cenker bizi yalnız bırakmadı ve müziklerimizi yaptı. Çok da güzel oldu.

Gelen herkes anket konusuna öyle alıştı ki bu konuyu bitirdiğimde ne tip tepkiler alacağımı kestiremiyorum. Bakalım bu hafta ne soruyorsun diye gelenler oluyor. Anket cümlemiz şuydu: Milonga bitti. Eve gittiniz ve yattınız.
A-İçinizde hep bir eksiklik hissedersiniz.
B-Yorgun ve mutlu bir şekilde uykuya dalarsınız.


Benim tahminim %30 A -%70 B olacağı şeklindeydi. Yanılmışım. Milonga dönüşü yorgun ve mutlu bir şekilde uykuya dalanların oranı % 85 çıktı. Sadece % 15’lik bir kısım yattığında bir eksiklik hissediyormuş. Günlükcüm, acaba bu % 15’i oluşturanların kaç tanesi çiftlerden oluşuyor dersin ? Asıl merak konusu bu olmalı...

Şimdi yine çalışma zamanı. Düello konusu tamam da, sokak milongasında gösteriyi acaba şeyle şey mi yapsa ?...

İyi günler Dostum,

Güralp

« önceki
                Web Stat