English

Günlük

« önceki

TANGOPOINT'İ POLİS BASTI !...

2 Nisan 2010 Cuma

Sevgili Günlük,

Taksim meydanında sallanan bayrak şöyle bir hesapla 150 metrekare falan. Yani benim oturduğum evin 2.5 katı. Bayrak kadar büyük bir evde oturmak ister miydim diye düşünmeden edemedim. Böyle hesaplayınca bayrağın ne kadar devasa olduğunu fark ettim. Oysa direğin ucunda ufacık görünüyordu.

Bu konu aklıma ne getirdi: “İşte hayat da böyle değil midir sevgili dostlar, direğin ucundaki bayrak gibi…” diye mesajlar içeren sevgi ve huzur dersleri veren maillerden gına geldi. Bu tipte bir sürü mail geliyor. Öyle öyküler veya olaylar anlatılıyor ki mutlaka sonunda bir ders, ibret alınası bir düşünce veya hümanist bir fikir bulunuyor. Oysa insanlar mesajlarını daha açık seçik verseler daha iyi olmaz mı ?

Zaten yaşadığımız bir çok şey bizi ciddi ciddi düşüncelere gark ediyor. Hatta soru açık olsa bile karar vermekte zorlanabiliyoruz. Örneğin bu geceki anket gibi:

Yol ayrımına geldiniz ve “ben mi tango mu?” diye sordu. “Sen” diyorsanız:
A. Aşıksınız , B. Salaksınız.


Bu anketin sonucu benim beklediğim gibi “salaksınız” seçeneğinin üstünlüğü ile sona erdi. Ankete katılan 50 kişinin %56’sı “salaksınız”, %44’ü “aşıksınız” seçeneğini işaretledi. Bu anket bana tangocu arkadaşların son derece tutarlı yanıtlar verdiklerini gösterdi. Elbetteki denekler her hafta değişiyor ama sonuç tam olarak aynı kaldı. Neyle mi ? Üç hafta önceki ankette aşık olamamak mı yoksa aşık kalamamak mı diye sorduğumda %56’lık kısım aşık kalamamak diye yanıt vermişti. Şimdi aynı orandaki katılımcı grubu, zaten aşık kalamayacağım bir kişi bana tangoyu bırak derse ve de bırakırsam salak olmam da ne olurum diye durumu teyit etmiş oldu. Gerçekten son derece tutarlı bir sonuç bu.

Gecenin sanırım en ilginç bölümü polis baskınıydı. Saat 23:30’da dört polis memuru salona daldılar. Önce müziği kestirip ışıkları yaktırdılar, sonra da izinsiz tango gecesi düzenlendiğini söyleyip bir yetkiliyi çağırdılar veherkesin kimliğini çıkarmasını istediler. Kuzu kuzu gidip kim şikayet etti, nerden çıktı gibi bir şeyler geveledim. Sonra tamam arkadaşlar, bu kadar yeter dedim. Ve polislerden biri 1 NİSAN diye bağırdı...

Salonda bir uğultu ve kahkaha koptu. Ben anlamıştım diyenler, kimlikleri ellerinde şaşkın şaşkın bekleyenler… En çok gülenler Süer Hocanın Alman misafirleri oldu. Bu senaryoyu dün hazırladım ve polis giysili aktörleri yeğenimden istedim. Levent Kırca’nın ekibinden dört tane arkadaş gelip herkesin yüreğini ağzına getiren şakayı yaptı. Bundan sonra 1 Nisanda Point milongası olursa kendimi kollamam gerekir. Biri kesin intikam ateşiyle yanıyordur nasıl olsa…

Milonga kalabalık ve güzeldi. NOKTA.

İyi geceler sevgili dostum,

Güralp

« önceki
                Web Stat