TANGO YALNIZLIKTAN KAÇANLARIN DANSI MI ?
26 Mart 2010 Cuma
Sevgili Günlük,
Bugün okuduğum bir yazıda “Cinsel IQ (SIQ), kişinin tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu faktörlerle kendini kabullenmesidir.” diyen bir cümle vardı. Okudum, tekrar okudum, sonra bir daha. IQ seviyem SIQ’nun ne olduğunu anlamaya yetmedi. Acaba EQ’m yüksek olsaydı, IQ’ma yardım eder de SIQ’mu tavan yaptırır mı ? Zor bir soru. Oysa hayat eskiden ne kadar kolaydı. Ne IQ vardı ne EQ. Çocuklara bakarlardı, ya “bu çocuk çok zeki” ya da “zehir gibi çocuk” derlerdi. Şimdi her şey daha zor.
Mesela anlamakta zorlandığım bir konu daha var: Türkiye’nin heryerinde kırmızı etin kilosu otuz liraya dayanmışken, nasıl olur da Karaköy’deki balıkçılarda taptaze karidesin kilosu on liradır, bilinmez. Anlamam gerçekten çok zor. Çünkü ülkenin sadece üç tarafı denizlerle çevrili. Oysa gibi dört bir yanı inek dolu !...
Gelelim bu geceye. Çok yorucu ve çok güzel geçti. Yoruculuğu, ön salonun biraz geç hazırlanması stresinden ve daha sonra gelen kalabalık dansçı kadrosunun henüz hazır olmayan bile olmayan salona yerleştirilmesinden kaynaklandı. Güzelliği ise rezervasyon yapanların tam olarak geldikleri ve çok pozitif enerjiyle salonu doldurmalarından geliyordu. Yüz tane yerli yabancı güzel dansçıyı Point gibi bir salona doldur, sonra da Serçin müzik yapmaya başlasın. O milonganın kötü geçme ihtimali %0 kadar olurdu diye düşünüyorum.
Onüçüncü anketimizde sorumuz yine insanları ikiye böldü. Zaten bu anketlerin güzelliği burada bence. Yani kesin bir sonuç tahmin etmek mümkün olmuyor. Şimdiye kadar hiçbir anket %80-20 şeklinde sonuçlanmadı. Bu hafta da benzeri bir durum oluştu. Soru şuydu:
Yalnızlık insanları düşünmeye iter. Ve insan ne kadar çok düşünürse o kadar mutsuz olur. Tango, ağırlıklı olarak işte bu yalnızlıktan kaçan insanların dansıdır. Doğru mu yanlış mı diye sordum.
48 katılımcıdan gelen yanıtların % 54’ü yanlış, % 46’sı doğru şeklinde çıktı. Bu şartlarda “aa.. nerden çıktı bu. Tabiki yanlış, doğru diyen hiç oldu mu ?.. “ diyenler kıl payı ile fazla çıktılar. Demek ki neymiş ? Kendinden emin ol, partnerinden bile emin olma. Kafasından başka şeyler geçiyor olabilir.
Şimdi hedef cumartesi akşamı iyi bir milonga daha sunabilmek. Bunun için çalışmalara ve hazırlıklara devam ediyorum. Ben o kadar duyuru yayınlayıp bir de üstüne anonslar yapınca milongaya gelenler kızıyor. Bu gece de öyle oldu. Bazı arkadaşların “Anons işini uzattın, artık herkes şu düelloyu son noktasına kadar ezberledi” demelerine rağmen kapıdan uğurlarken birçok arkadaşın o meşhur milonganın tarihini, yerini veya içeriğini bilmediklerini gördüm. Eh, n’apalım, ilgileri o kadarmış demekten başka çarem kalmıyor.
Bu kadar bilgi sana yeter Dostum. İyi geceler,
Güralp
|