EL DUELO Vol.III GELİRKEN
19 Mart 2010 Cuma
Sevgili Günlük,
İyi başlayan milongada onbeşten çok kişinin rezervasyon yaptırıp gelmemesi bütün enerjimi ve şevkimi aldı götürdü. Onların masalarını boş tutmak için gelen herkesi tetris oynar gibi boş yer kalmayacak şekilde sandalyelere yerleştirdiğime mi yanayım, o arkadaşları daha güzel yerlere oturtamadığıma mı yanayım bilemedim. Bu arkadaşları sonunda merak edip ben aradım ve benzer şekilde “şöyle şöyle oldu, onun için gelemiyoruz” yanıtını almış olmak zoruma gitti doğrusu. Milonga başlamadan bunu öğrensem salonda güzel bir yerleşim sağlayabilirdim.
İşte bu nedenle gazım kaçmış Cola gibi dolaşıp durum. Gerçi gelen herkes mutluydu. İlk kez gelen tüm dansçılar tekrar geleceklerini söyleyerek ayrıldılar. “Demek bir de Point’in gerçek yüzünü görseler, bir daha başka milongaya bile gitmezlerdi” diye düşündüm..
Onikinci anket haftasında sorumuz evlilik üzerineydi:
Eskiden geçici hevesler alındıktan sonra evlenilirdi. Bugün ise evliliğin kendisi geçici bir heves haline geldi. Doğru mu yanlış mı diye sordum.
%39’luk bir kısım Yanlış derken %69’luk çoğunluk bu görüşe katıldıklarını söylemişler. Aslında görüşe katılma oranının %80’in üzerinde çıkmasını bekliyordum ancak bazı arkadaşlar partnerlerinden çekinerek “yanlış” yanıtını verdiklerini açık açık belli ettiler. Yukarı tükürsen sakal, aşağı tükürsen bıyık dedikleri cinsten bir durum oluştu onlar için. Yani doğru deseler, sanki evliliği hafife alıyormuş gibi görünecekler, olmayacak. Ancak şu da bir gerçek ki günümüzdeki evliliklerin büyük bir kısmı boşanmayla bitiyor. Az bir kısmı da cinayetle bitse, geriye evli kalabilen kalmıyor gibi bir sonuç bile çıkarılabilir. Nerede o eski evlilikler… Katolik nikahları halt etmiş. Bizden bir önceki nesilde annelerimiz, babalarımız, büyüklerimiz öyle evlenmişler ki neler yaşanırsa yaşanmış olsun o nikahlar mezara kadar bozulmamış. Benim kuşağım sanırım evlilikler konusunda biraz daha gerçekçi davrandı. “Anlaşamazsak ayrılırız. Bu dünyanın sonu değil. İkimiz de ayrı hayatlar kurabiliriz, hatta çocuklarımız için de daha iyi olur” diye cesurca açıklama yapabildik. Şimdilerde ise “yaa bir evlenelim bakalım. Oldu oldu, olmadı boşanıveririz olur biter” diyerek nikah masasına gidiliyor. Eskiden ayrılmış anneler çocuklarını okula kaydettirirken öğretmene” biz babayla ayrıyız, çoğumuzun durumu özel, dikkat edin lütfen” diye uyarırlardı. Şimdilerde ise uyarı cümlesi şuna dönüşmüş olmalı: “Biz anne-baba ve çocuktan oluşan mutlu bir çekirdek aileyiz. Yani çocuğumuzun durumu özel. Ona göre dikkat edin lütfen…”
Haftaya iki kez Point’de buluşulacak, aynen Ocak ayının son haftasında olduğu gibi. Öce Perşembe günü kalabalık bir haftalık milonga ve iki gün sonra 3. DJ düellosu. Üstüne basa basa anons ettiğimiz adıyla EL DUELO Vol.III. Bugün bütün teknik hazırlıklar sona erdi ve düellonun akşı belli oldu. İrem-Mara düellosuna Burak-Burcu çiftinin gösteri dansları ve If4Tango kreasyonları ve Turquise bayan dans ayakkabılarının sergilenmesi de ilave olunca yerel bir tango şenliği ortaya çıkmış olacak. Bu kez 100-120 arasında bir katılım olmasını bekliyoruz. Sevgili Serçin’in tasarladığı grefiklerle etkinliğin görsel tarafı çok daha renkli hale geldi. Artık yavaş yavaş geri sayıma başlayabiliriz.
Yoğun bir haftaya girmek için hazırlanalım Dostum. İyi geceler,
Güralp
|