ÇAKMA POINT MİLONGASI
12 Mart 2010 Cuma
Sevgili Günlük,
Çakma Point milongasında iki adet doğumgününü birlikte kutladık. Çakma dememin nedeni bildiğin gibi milonganın FUJI II salonunda yapılmasındandı. Salon ne kadar güzel olursa olsun her zamanki yerimizin havasını başka hiçbir mekan sağlamıyor. Herşeye rağmen hem gelen tüm dansçılar memnun ayrıldı hem de ilk kez gelen bazı dansçılar “burada böyle güzel olursa kim bilir ön salonda nasıl oluyordur” diyerek evlerine döndüler.
Doğumgünü konusuna dönecek olursak. Bugün doğan birçok tangocudan ikisi bu özel günlerinde bizimle birlikte olmayı seçmişlerdi. Sevgili Ayşen ve Funda hepimizin gözleri önünde birer yaş daha aldılar ama görüntü tam tersini söylüyordu. Hele Ayşen, ilk geldiği sırada neredeyse gözleri dolu doluydu. Otuzüçüncü yaşım bitti diye dertleniyordu. Gel dedim, bir hatalığına yaşlarımızı değişelim. “Sen 53 ol ben 33. Sonra tekrar kendi yaşlarımıza döneceğiz”. Akıllı kadın, kabul etmedi tabiki. Tahminimce 33 yaş ona birden öyle sevimli geldi ki...
Bu haftaki anket sorum şöyledi:
Hangisi daha kötü ? Aşık olamamak mı yoksa aşık kalamamak mı ?
Bu cümleye “Aşık olamamak” diyenlerin oranı %44, “Aşık kalamamak” diyenlerin oranı %56 oldu. “Aşık olmamak” şıkkını seçenler genel olarak diğer şıkkı seçen kimse oldu mu diye merak ediyorlardı. Yani neredeyse herkesin bu görüşte olacağını düşünüyorlardı. Sonuç bu açıdan bakıldığında biraz şaşırtıcı tabi. Anket sonucunu şöyle yorumlamak geliyor içimden: Tangocuların yarıdan çoğu en az bir kere aşık olmuş ve bunu koruyamamışlar. Anketin diğer bir ilginç yönü de evli veya sevgili statüsüyle birlikte gelen çiftlerden bir kısmı ankete ayrı cevaplar verdiler. Yani ankat kağıtlarını örneğin erkek “olamamak” derken kadın ”kalamamak” veya bunun tam tersi şekilde işaretlediler.
Bir arkadaş bu cümlenin kaynağını merak etti. Benim mi yoksa başkasının mı diye sordu. Yıllar önce okuduğum bir kitabı bugünlerde tekrar okumaya başladım: Aşkın Ömrü Üç Yıldır. Yine aynı zevkle okuyabildiğim bir kitap bu. Yaklaşık on yıl önce okuyup tüm çevremdekilere de okuttuğumda kadın okuyucuların hepsi yazardan nefret etmişti. Anlayacağın çok erkek ağzıyla yazılmış bir kitap bu. İşte, anket cümlesi harfi bile değiştirilmeden bu kitaptan bir alıntı. Biraz daha zorlayayım, belki gelecek haftaki anket de aynı kitaptan çıkabilir.
Şimdi gelecek haftaki milongaya kadar 4.Nişantaşı Sokak ve 6.Kanyon Milongalarının hazırlıklarını sürdürelim. Artık deneyimli bir gezgin milongacı olarak başka neler yapabiliriz diye biraz daha kafa patlatalım Sevgili Dostum. Gerçi o mekanlarda hiçbirşey yapmaya gerek yok. Yılda bir kez olduğu için sadece bir DJ bile yüzlerce dansçıyı saatlerce milonga ortamında tutabiliyor. Elbette iyi DJ’lerle çalışmanın özgüveni ile bunu söylüyorum.
Uyku zamanı. İyi geceler Günlükcüm,
Güralp
|