English

Günlük

« önceki

YILDÖNÜMÜNDEN ÇOK, HASTALIKTAN AZ SONRA

16 Kasım 2009 Pazartesi

Sevgili Günlük,

Merak, belki de kızgınlık içinde benden bir ses beklediğini tahmin edebiliyorum. Hafif bir hastalık sarsıntısı geçirince düzenim alt üst oldu. Milonga dönüşü hemen bir şeyler yazamadım. Çünkü Point’den döner dönmez bir ateş düşürücü alıp kendimi yatağa attım. Bir adım daha başa dönecek olursak, milongatörlük hayatımda ilk kez bir Point milongasını, hem de bir yıldönümü milongasını bitmesine bir saat kala terk etmek zorunda kaldım.

Hatırlarsan geçen hafta gencim, güzelim, dans ederim, yorulmam diye böbürleniyordum. Allahın kılıcı yok diye boşuna dememişler. Çarşamba geceyarısı başlayan boğaz yanması Perşembe günü ateşe dönüştü. Hem de tam TangoPoint’in yıldönümünü kutlayacağımız güne… Yapacak bir şey yok. İlaçlar alındı, istirahat edildi, akşama doğru hazırlanıldı ve yola düşüldü. Gece gayet güzel geçiyordu. Tek sorun, herkese uzak bir şekilde elimi uzatıp “hoş geldiniz” dememden ibaretti. Hoş geldin faslı süresince herkesle öpüşmeye öyle alışmışım ki hem ben öpme konusunda fren yapmakta hem de beni öpmeye çalışan arkadaşları durdurmakta güçlük çektiğim zamanlar oldu. Başlangıçta hafif soluk bir yüzle idare ederken ateşim yeniden yükselmeye başlayınca tadım kaçtı ve tek arzumun kendimi yatağa atmak olduğunu hissettim.

Yüzü aşkın tangocu arkadaşın katıldığı çok güzel bir yıldönümü yaşadık. Bunu yazarken dört yıl önceki açılış milongamızda 60 kişinin olduğunu hatırladım. Normalde çoğu milongada açılış haftasından sonraki haftalarda katılımcı sayısı bir süre devamlı düşer. Sonra ya yükselmeye başlar ya da milongaya son verilir. Bizde böyle olmadı ve her hafta bir öncekinden daha çok katılımcı geldi. Yaklaşık iki ay sonra masaların %70’i rezervasyonlu bir şekilde geceye başlar olmuştuk. Aradan geçen dört yılda köprülerin altından çok sular aktı. Çok dostluklar kuruldu ama bir yandan da çok düşmanlar kazanıldı. Bir çok yeni dansçı arkadaşla tanışırken bir çok dansçının çeşitli nedenlerle tangoyu bıraktığını duyduk. Ancak bütün bunların sonunda bizim açımızdan değişen çok bir şey olmadı. TangoPoint tam kapasite dolulukla tangocuların beğenisini kazanmaya devam ediyor.

Bir konuyu sana da anlatmadan geçemeyeceğim Günlükcüm. Ritüel sırasında ders arasında dinlenme sohbetleri çok zevkli oluyor. Genelde hangi dersi aldık, nesi iyi, nesi kötü, ne kadar uygulanabilir şeyler öğrettiler gibi konularda fikir alış verişi yapılır. Bu sohbetlerden birinde usta dansçı arkadaşlardan biriyle sohbet ediyorduk. Konu, 29 Ekim milongasından esinlenerek dansçıları Point’in 5. yılına giriş milongasına da düzgün kıyafetle davet ediyor olmamdı. Arkadaş ne kadar yanlış bir karar olduğunu, kıyafet zorlaması yüzünden hiçbir iyi dansçının Point’e gitmediğini ve gitmeyeceğini iddia ediyordu. “Mesela ben gelmem” dedi. Aslında çok tartışacak bir durum yok bence. Çünkü tercih ve karar bana ait. Sonuçlarına elbetteki katlanmaya hazırım. Ama arkadaş iddiaya yanlış bir yerden girdiği için süremiz yettiği kadar tartıştım. Burada tüm tartışmayı yazmayacağım. Sadece birkaç ipucu vererek ne kadar temelsiz bir iddia olduğunun altını çizmek istiyorum: Öncelikle bu arkadaş geçen yıllarda her perşembe akşamı milongaya ilk girip son çıkarken her nedense uzun süredir Point’e gelmiyor. Yani en azından gelmemesinin kıyafetle bir ilgisi yok. Öte yandan iddiası doğruysa bütün iyi dansçılar blucin giyiyor olmalı. Ve son çıkarımımızın şu olması gerekir: Kıyafet mecburiyetli Point Milongalarına katılan dansçılar iyi dansçılar değildir. Ben de kendisine bunu söyledim zaten. “Yani 29 Ekimde Point’e gelen 160 dansçı içinde iyi bir dansçı yoktu diyorsun” dedim. “Yoktu tabi” dedi. Zamanımızın bitmemesine rağmen tartışma orada bitti. Anlaşılan “iyi dansçı” tanımlarımız farklıydı. Çünkü dakikada yapılan figür sayısının önem kazandığı danslar hiçbir zaman “iyi” kavramımda yer almadı.

Ben yine Perşembe gecesine döneyim. 100’den fazla iyi olmayan dansçı (!), birkaç duyurudan habersiz blucinle gelen arkadaş ve birçok hocanın katılımıyla güzel bir milonga yaşandı diye düşünüyorum. Sevgili Vanessa, Hasan Gogani, İrfan Yüksel ve ekibinin -umarım isimlerini unuttuğum birileri alınmazlar- katılımları bizi çok mutlu etti. Metin Yazır’ın ilk kez Point’e gelmesi ise altı çizilecek bir noktaydı. Günlerce önceden duyurmama rağmen, çekilişte sadece milongator.com üyelerinin kazanacak olduğunu hatırlattığımda bazı arkadaşların niye kızdığını anlamadım. Sonuçta MİLONGATÖR artık marka haline geldi. Kendi aktivitelerimde onu öne çıkarmak, reklamını yapmak en doğal hakkım diye düşünüyorum.

Milonga süresince dans ayakkabılarını sergileyeceklerini duyurduğum Necmi ve Ali Usta’lar ortalıkta görünmediler. Çok amatörce bir şekilde milongaya bir gün kala gelemeyeceklerini haber vermeleri hiç hoşuma gitmedi. Çünkü duyuruları ben yaptığıma göre sözlerinde durmayan onlar değil, ben oldum. Onların katılmamasının bir kötü etkisi de sevgili Zeynep’in standına oldu. Milonguera Kadın Tango kıyafetleri standı tek kalınca yeterince ilgiyi toplayamadı gibi geldi bana. Artık bir şekilde bunu telafi etmenin yolunu bulmak yine bana düşüyor.

Şimdilik milongadan hatırladıklarım bu kadar. Haaa.. Bir de artık ateşim iyice çıkıp milonga bitmeden eve gitmeye karar verince kısa bir veda turu yaptım. Terasın bir köşesinde iki kişi hararetli bir tartışma içindeydiler. Kimler mi ?.. Eski ve yeni federasyon desem...

İyi günler sevgili dostum,

Güralp

« önceki
                Web Stat