BOL ERKEKLİ MAÇ GECESİ
2 Ekim 2009 Cuma
Sevgili Günlük,
Kertoş’un planlı bakımını yaptırdıktan sonra milongaya erken gitmem gerektiğini hatırladım. Milonga öncesinde rueda çalışması yapmak üzere birkaç arkadaşla sözleşmiştik. Gerçi bir kısmı son dakika telefon mesajlarıyla gelemeyeceklerini bildirdiler ama yine de 1.5 saatlik eğlenceli ama son derece verimsiz bir çalışma yaptık. Ruedaya girişten çok salsanın temel hareketleri gibi bir antreman oldu gibi geldi bana. Olsun, hiç bir şey yapmamaktan iyidir diyorum. Bütün bu çalışmalar birgün kocaman rueda halkası olarak bize geri dönecektir. Bak, chacarera diye diye şeyimi yırttım. Sonunda bir sürü chacarera yapan dansçı arkadaş ortaya çıktı. Biraz zaman ve sabırla neler olmuyor ki....
Kertoş’un planlı bakım konusunu atlamayalım. Biliyorum sen biraz kıskanıyorsun ama ona bu aralar biraz daha fazla ilgi göstermem gerekiyor. Son halini alana kadar biraz evrim geçirmesi gerekli. Rengi koyulaşacak, gölgeler belirginleşecek, kısacası büyüyüp serpilecek. Sen küçük bir günlükken sana da aynı şevkati gösteriyordum, onun için sakın kıskanma Sevgili Dostum.
Perşembe geceleri bildiğin gibi geleneksel olarak maç geceleri şekline dönüştü. İki haftada bir Fenerbahçe ve Galatasaray takımları UEFA liginde maçlar yapıyorlar. Maç geceleri olunca erkekler TV başına çakılıp, kadınları milonga pistlerinde yalnız bırakıyorlarDI. DI diyorum, çünkü bu akşam ilk kez bir maç gecesinde erkeklerin sayısı kadınlardan fazlaydı.. Bunun çeşitli nedenleri olabilir:
- Artık kadınlar futbola erkeklerden daha çok ilgi gösteriyorlar.
- Artık kadınlar futbola erkeklerinden daha çok ilgi gösteriyorlar.
- Artık erkekler FB ve GS’den bişeyler olmayacağını öğrendiler (BJK taraftarları bunu öğreneli çok olmuştu – Bkz. Ben). O halde maç seyretmenin ne alemi vardı.
- Artık erkekler kadınlara futboldan çok zaman ayırıyorlar.
Gördüğün gibi tahminlerim içinde erkeklerin tango müziğine veya dansına ilgilerinin arttığı yönünde bir olasılık yok. İlgi odağı olsa olsa kadındır diyorum.
Son zamanlarda genel olarak defresif bir havada ve mutsuz mutsuz dolandığım için yorumlarım da doğal olarak bu halimi yansıtıyordur. Neyse konu benim ruh halim değil, Point’in bu geceki durumuydu galiba. Erkeklerin çoğunlukta olduğu, Kanada, İtalya, İsveç, Taiwan ve Lübnan gibi komşu ülkelerden gelen dansçıların katıldığı, kapanış parçasında Serçin’le dans edecek kadar rahat olduğumuz, milonga başlangıcında salondaki bir yemeğiyle çakışma, ses sisteminde arıza gibi sorunlarla uğraşmadığımız çok hoş bir milonga geçirdik.
Darısı haftaya. Bol dansçılı, bol misafirli, az chacarera ve biraz da ruedalı, e tabi biraz tangolu, karanlık tandalı, yüksek enerjili ve en önemlisi bol eğlenceli bir milonga yaşamayı ümit ediyorum.
İyi geceler Dostum,
Güralp
|