English

Günlük

« önceki

EFSANE GERİ DÖNDÜ

4 Eylül 2009 Cuma

Sevgili Günlük,

Tatilim sanki 10 gün değil de 10 ay sürdü. Tabi bu, aramızda kalması gereken bir konu. Sevgili bu yazdığımı okusa topa koyar beni. Kendisiyle tatil bu kadar sıkıcı mıymış gibi yanlış şeyler düşünebilir. Benim söylemek istediğim şey milongalarımdan uzak kalmanın ne kadar zor geldiği. Farkındaysan dans etmeden veya tango yapmadan ya da milongaya gitmeden demedim, milongalarımdan dedim. Asıl konu elbetteki Point’den uzak kalmak ama Vakıftepe’ye üvey milonga muamelesi yapamayacağıma göre ondan uzak kalmanın da ne kadar zor olduğunu bu tatilde anladım.

Serçin ortalık yerlerde yok efendim “Çakma Patronla milonga yaptık”, “şöyle güzeldi, böyle kaliteliydi, Güralp’in olmaması birşeyi değiştirmedi” gibi gırgır şeyler yazsa da telefonla zırt pırt konuşup her iki milonganın da gidişatı hakkında detaylı bilgiler aktardı. İşini böylesine ciddi yapan biriyle çalışmak ne kadar güzel, biliyor musun Sevgili Dostum. Üstelik aynı Serçin bu gece mesaj göndermiş ve “Point’i kırdım ve Amsterdam’da moktan bi milongadayım” demiş. Hemen yanıtladım ve “Oh olsun. İstersen dört hafta kal orada, biz Point’de izdiham yaşıyoruz” dedim. Şimdi içime kurt düştü. Sakın bu kız gidip oralarda Point’in Amsterdam şubesini açmaya kalkışmasın...

İzdiham yaşıyoruz konusuna gelince. Point’in tekrar gözde bir milonga olması gerçekten çok hoşuma gidiyor. Ancak daha da hoşuma giden başka bir konu var: Gelen dansçılardan bir kısmını hiç tanımıyorum ve bu tanımadığım dansçılardan bir kısmı gayet iyi dans eden kişiler. Bunun anlamı tango hocalarımızın gayet başarılı bir şekilde dansçı ürettikleri. Üzücü tarafı ise kıdemli dansçı sayısındaki azalma.

Gecenin ilginç yanlarından biri, önce saat 18 cıvarında milonganın FUJI II salonuna alındığının söylenmesi, sonra ancak saat 21:00 cıvarında o salonun hazırlanmaya başlaması ve o sırada ön salonda 100 kadar badem bıyıklı adamın iftar yemekleri ve Giresun bilmemne koruma vakfı adına bağış toplama konuşmalarının yapılması, arka salona bir sürü rezervasyon yaptırmadan gelmeye başlayan gruplar, ön salonun boşalması ve Suat beyin büyük bir özveriyle ön salonu bizim için hazırlatması ve sonunda ön salona taşınmamızdı. Başka bir ilginç görüntü koridor tarafındaki deskin üstünde birkaç tane motor kaskının sıralanmış olmasıydı. Üstelik Levent-Vildan ve Metin gibi motorcu olup da motorsuz gelen arkadaşlara rağmen motorcu tangocuların sayısının giderek artması dikkatimi çekti. Bende mi motor alsam ne....

Geceyle ilgili anlatacak çok şey olmasına karşın uyku saatimi daha da geciktirmemek için bir şey daha yazıp konuyu kapatayım: Pistin en kalabalık olduğu tanda karanlık tandaydı. Karanlık tanda sırasında içeride ve terasta dans eden çiftlerin toplam sayısı 35 kadardı. Umarım bu sayı gelecek haftalarda daha da yükselecektir.

Haaa… Yüksel’den de bahsetmeden geçemeyeceğim. Epeyce dansçı Serçin’i göremeyince müziği kimin yaptığını sordu. Sevgili Yüksel Şişe’yi işaret edip, gidip tanışmalarını istedim. Bu gece yine gayet başarılı müzik yaptı.

Bu kadar yeter. Uykum gelmese daha milongadan özel notlar ve hatta biraz daha geri sarıp tatilden özetler yazacaktım. Belki başka zaman.

İyi geceler ve sevgiler,

Güralp

« önceki
                Web Stat