English

Günlük

« önceki

DOLUNAY@TANGOPOINT

16 Temmuz 2008 Çarşamba

Sevgili Günlük,

Geçen haftaki milongadan sonra senin başına oturup neler olduğunu yazacağıma, direksiyon başına geçip kendimi yollara vurdum. Çünkü Cuma sabah İzmir’de olmam gerekiyordu. Küçük oğlumun kep giyme törenini kaçırmam düşünülemezdi tabiki. Hayatımızın mutlu bölümlerinden birini yaşadık hep birlikte. Artık o bir fizikçi oldu. Belki yıllar geçtikten sonra o da bunalıma girer ve “MİLONGATÖR JR.” olur.

Bilirsin, hiç kimseye “niye epeydir Point’e gelmiyorsun ?” gibi şeyler söylemem. Son zamanlarda gittiğim milongalarda bir şey dikkatimi çekmeye başladı. Gördüğüm arkadaşların büyük bir kısmı bana karşı tuhaf bir eziklik çeker gibi davranıyorlar. “Ya epeydir senin oraya gelemedik”, “kusura bakma, Perşembe akşamları bilmemne toplantım var” veya “bir süredir annemin sağlık sorunları ile uğraşıyoruz” gibi mazeretlerini anlatıyorlar. Sonra da kapanış cümlesi genelde şöyle oluyor: “Senin Point süper bir yer. Pist, müzik, servis.. İnşallah bu haftadan itibaren yine oradayım”… Kendimi kötü hissediyorum. Sanki gittiğim yerde insanları zor durumda bırakıyormuşum gibi geliyor. Oysa ben kimseden bu tip davranışlar beklemiyorumki Günlükcüm. Gelen gelir, gelmeyen gelmez, gelemeyen gelemez.

Yarın yapacağımız milonganın tangoturk mail gurubundaki duyurusunu kısaca şöyle hazırlamıştım:

dolunay@tangopoint
klimali-salon@tangopoint
super.pist@tangopoint
kaliteliortam_iyiservis@tangopoint

Sonra hava tahminlerine baktım, yağmur görünüyor. Vazgeçtim. Kıvanç ve Bige’nin “dansçı arkadaşını kendin getir kampanyası”nı yazdım. Bakalım yarın kaç kişi yanında iki “iyi dansçı” getirecek…

Yarın geceye kadar hoşçakal Sevgili Dostum,

Güralp

« önceki
                Web Stat