DİNLEME BANTLARINI AÇIKLIYORUM
4 Haziran 2008 Çarşamba
Günlükcüm, Suat beyle Kızıl DJ’in konuşma bantlarını ele geçirdim ! Duyduklarına inanamayacaksın.
Biz sadece siyasilerin ve kanun kaçaklarının telefonları dinlenir sanırken meğer adamlar herkesi dinliyorlarmış. Anlaşılan artık kimse afedersin tuvalette bile “pırt” yapamayacak hale geldi. Madem herkes herkesi dinleyebiliyor, benim neyim eksik diyerek iktidara uzak, tangoya yakın gazeteci arkadaşlardan birinin yardımıyla Point Otel’in restoranındaki mixer masasının altına bir “böcek” yerleştirdim ve çevredeki bütün konuşmaları CD’ye kaydettim Sevgili Dostum. Bir de bu aralar Kanyon Milongası var ya, biraz reklam parası kazanalım diye araya reklam aldım, kusura bakma artık. Sen biraz oyalan, reklamdan hemen sonra yazmaya başlıyorum…
Önce bir reklam spotu:
Milongatör sunar !.. 4.Kanyon Milongası 6 Haziran Cuma akşamı 19:30’dan itibaren sizi bekliyor. Mimari harikası bir yapıda çok özel bir akşam geçirmek için diğer tüm randevularınızı iptal edeceksiniz. Milongatör…Milongatör… Milongacılıkta tek isim.
Bir reklam sonra erdi.
Evet Günlükcüm, işte heyecanla beklediğin an geldi. Kayıt cihazının PLAY tuşuna basarak geçen TangoPoint’de neler konuşulmuş, neler konuşulmamış, hepsini sadece sana tek tek açıklıyorum.
“klik”…
SUAT BEY: Serçin hanım şarabınızı getirdim, buyrun.
Kızıl DJ: Suat bey bana Kızıl DJ diyebilirsiniz.
SB: Teşekkür ederim. Serçin hanım demek daha zoruma gidiyordu. Kızıl DJ daha kolay oldu.
KDJ: Reca ederim.
SB: Madem bu kadar samimi olduk, size bişey itiraf etmek istiyorum Kızıl DJ Hanım. Şu Güralp bey var ya…
KDJ: şşşttt.. İsim vermeyin Suat Bey. Yerin kulağı var. Patron diyelim.
SB: Piki. Patron var ya.. Tuhaf biri bence. Fıstık yeşili ayakkabılar, sürmeler falan.. tövbe tövbe. Size de tuhaf gelmiyor mu ? Yok “pudra nerde Suat bey”, yok efendim “falanca bugün misafirimiz Suat bey”. Her saniye bişeyler söylüyor.
KDJ: Tuhaf tabi ama bişey diyemiyorum. Patron işte. Ben de bir itirafta bulunayım: Geçen gün bana telefon etti, “Kanyon için özel bir cortina hazırlar mısın” dedi.
SB: Buyur ? Ne tina ?
KDJ: Cor. Yani cortina. Hani bizim tango aralarında çaldığımız “wellcome to Point Otel” melodisi var ya, öyle bişey.
SB: haa.. Evet.. Ben de bu parça çok kısa ama herhalde çok seviyorsunuz diye sık sık çaldığınızı sanıyordum.
KDJ: Sanki millet milongalarda cortina dinlemeye gidiyor. Özel cortinaymış falan. Nippon milongasına da Japon müzikleri koymuştuk cortina olarak. Kimse fark etmedi bile. Bir tek o eğlendi. Zaten boğaz tokluğuna çalıştırıyor. Bir de böyle angaryalar çıkarmasa olmaz.
Kimliği Belirlenemeyen Bir Erkek Sesi: Serçin Hanım dans edermiydiniz ?
KDJ: Şu dedikodu bitsin, ben gelip sizi kaldıracağım. Ne diyorduk Suat beycim ?
SB: Angarya demiştiniz. Size de angaryalar yüklüyor ha.. vay adi patron.. Benden de geçen gün bir garson arkadaşı ödünç istedi.
KDJ: Neeeeeeeeeee ? Garsonu n’apacakmış ?
SB: Yaa.. Birkaç saatliğine bir garson verirmiymişim, Kanyon milongasında şarap, cola ve su ikram edilecekmiş. İkram işlerini o garsona yaptıracakmış. Her yeri Point sanıyor galiba. Parmağını oynatınca istediği olacak sanki.
KDJ: Sorma sorma.. Aynen öyle. Diyorum ki, biz bu Kanyon milongasından bir akşam önce Point’de olacaz ya… Şöyle yapalım. Bak şimdi… cızırt.. bızz.. hışır hşşş….
SB: zzz… krt krt.. bızz.. ..zıl DJ Hanım çok akıllısınız. Bence de öyle yapalım. İki elemanla başa çıkamazsam arap olayım demişti. Görür şimdi o…
İşte böyle Günlükcüm. CD bozulmuş. Hem de en kritik yerindeki konuşmalar parazit yapıyor. Bunlar arkamdan bişeyler karıştırıyorlar ama nedir anlamadım. Perşembe akşamı Sevgili Dilek doğum gününü Point’de kutlayacak. Ben onunla ilgilenirken sen bu ikiliden gözlerini ayırma. Bunlara güven olmaz gördüğün gibi.
Şimdi gidip bir de Kanyon’un havuzunun kenarına dinleme cihazı koyayım, bakalım orada neler konuşulacak, haberimiz olsun.
Sevgiler,
Güralp
|