SEVGİLİLER GÜNÜNÜN ARDINDAN
15 Şubat 2008 Cuma
Sevgili Günlük,
Son zamanlarda çevreme bakıyorum da genel bir mutsuzluk sezinliyorum. Bunun olası nedeni ülke gidişatının zifiri karanlığa doğru olmasından gibi görünüyor. Ülkenin gidişiyle ilgilenmeyenlerinse mutsuz olmak için başka nedenleri var. Bu nedenlerin en başında sevgisizlik geliyor bence. 14 Şubat sevgililer gününü geride bırakırken hep aklımda başka bir günü de “dünya sevgi günü” olarak kabul etmeli diye bir düşünce vardı. Sevgilisiz değil, sevgisiz olanlar için. Bunun kutlanacak bir tarafı yok ama epeyce üyesinin olacağı kesin.
Sevgilisiz olanlar çok bunalım yapmıyor, çünkü sevgili dediğin şey bugün yok, yarın var. İki gün sonra yine yok. Sevgili, birlikte yemek yenilen, “hadi eğlenmek için bize program yap” diye nazlanılan, mümkünse sık sık hediye alan ve canı istediğinde sevişilen biri olunca bulması da terk etmesi de kolay oluyor. Öyle derin istekler ve tutkular yok. Tango dünyasında şahit olduğum birçok ilişki ne yazıkki bu türden, yani kolay elde edilen ve hemen tüketilen cinsten. Bugün var, yarın yok ya da başkasıyla var. İlişkileri yönlendiren beyin değil, bedenler. Umarım yanlış bir gözlemdir bu. İnsanı uzun dönemde asıl mutlu eden duygu ise sevgi. Aile sevgisi, arkadaş sevgisi, kısaca insan sevgisi. Gerçek ve sıcak olanından. Asıl eksikliğini çektiğimiz bunlar diye düşünüyorum. Yoksa bugün canciğer olunan kişilerle ertesi gün can düşmanı olmayı nasıl açıklayabiriz Günlükcüm...
Bu kadar dertleşme yeter. Biraz da gecenin özetini yapayım Sevgili Dostum. Saat 22:00’ye kadar 5 kişi olan salon birden bire dansçı akınına uğradı. Uzun süredir görmediğim sevgili İrem ile başlayan misafir akını, gecenin sonuna doğru gelen yine bir yıldır Point’de görmediğimiz Antep’li Cahit ile son buldu. Sevgili Arzu’nun pastasız doğumgünü kutlamasından sonra çekiliş yapıp otelde konaklama ödülünü Arzu ve Sezai Özbay çiftine vermenin mutluluğunu yaşadım. Sonra, epeyce dans edip yine de 3-4 kişiye borçlu kalmanın ezikliğini yaşadım. Bir de sevgililer gününde bile tık demeden gelip bize güzel müziklerini sunan Serçin’e özel olarak teşekkür etmeyi unutma utancını yaşadım. Ama o kendisini çok sevdiğimi biliyor, beni affeder.
Galiba milongamız artık her hafta daha güzel geçecek. Böyle hissediyorum. Hep sevdiğim insanları görmek beni fazlasıyla mutlu etti. Şimdi oturup yeni projeler geliştirmeli. Ve bu projeleri öyle bir duyurmalı ki fısıltı gazetesinin anti-propangasına rağmen herkes gelmeli. N’apmalı acaba.. hım.. şey gibi olsa.. hık mık.. yok yok.. daha büyük bişey olmalı.. Neyse biraz daha düşüneyim en iyisi.
İyi geceler ve nice sevgi dolu günler diliyorum Günlükcüm.
Güralp
|