English

Günlük

« önceki

MADALYALAR TEK KULÜBE

15 Mayıs 2012 Salı

Sevgili Günlük,

Geçen haftasonu hava kapalı olunca sahil keyfini yapamayacağımız belli oldu. Hemen bir alternatif eğlence bulmalıydım. Mailleri karıştırınca kulüpler arası tango şampiyonasının Profilo Kültür Merkezinde yapılacağını hatırladım. İşte pazar öğleden sonrasını geçirmenin en iyi yolu buydu. Hemen bir arkadaşla konuşup programı yaptık ve soluğu Profilo’da aldık.

Buraya kadar her şey güzel ama bundan sonrası biraz buruk olacak. Salona girdiğimizde büyükler ve yetişkinler sınıflarında danslar yapılıyor, elemeler devam ediyordu. Belli ki bu konuya ilgi göstermişler ve epeyce hazırlanmışlardı ama görünüşe bakılırsa sınırlı sayıda çiftin haricinde o sahnede kimsenin olmaması gerekirdi. Yani bırak Türkiye şampiyonasında dans ediyor olmayı, bazı çiftler sanki ilk tango derslerini geçen hafta almışlar da bu hafta ilk praktikalarına katılmış gibiydiler. Bunu, kızların ayakkabılarına bakınca daha da net bir şekilde görmek mümkün oluyordu. Epeycesi başlangıç seviyesinde giyilen modellerden oluşuyordu. Duvarlarda asılı pankartları, bayrakları falan görmesek neredeyse yanlış salona girmişiz diyecektim. Arkadaşlarla küçük bir fikir alış-verişi sonrasında bunun olsa olsa “Medeni Cesaret Yarışması” olabileceğine karar verdik. Başka türlü orada sahneye çıkmak mümkün değildi.

İlk 15 dakikadan sonra istanbulTango yarışmacılarının tüm dereceleri alıp götüreceğini, ancak birkaç çiftin de belki aralara renk olsun diye girebileceğini düşündük. İşin ilginç yönü, tangomuzu uluslararası alanda duyurmaya büyük katkı sağlayan festivalleri düzenleyenlerden sadece 333’cülerin orada olmasıydı. Peki diğer iyi dansçılar neredeydi sorusunun yanıtı ise çok açık. Sosyal dansçılar “İsteyenler yarışsın ama biz sosyal dansçıyız. Paramızı verir dersler alırız, milongalara gideriz, bir kadeh içkimizi içip zevk almak için dans ederiz” diyorlardı. Kısacası bu yarışma, herhangi bir spor kulübüne üye olmayan, hatta kimlerin yarışacağıyla da hiç ilgilenmeyen ciddi bir tangocu kitlesinin varlığı kanıtladı.

Bence dans kalitesindeki fakirliğin en büyük nedeni tango dünyasındaki bölünmüşlükler. Çoğu okul kendi dansını en iyi olarak görüyor ve öğrencilerine öyle anlatıyor ve gelen öğrencileri tango dünyasından soyutluyorlar. Kimisi hala demode tarzları yürütmeye çalışıyor ama atı alan çoktan Üsküdarı geçip gitmiş durumda. Bakalım bu yarışmadan mutsuz ayrılan kulüpler şapkalarını önlerine koyup nerede yanlış yapıyoruz diye bir düşünecekler mi yoksa yine kulüp, federasyon, kurul, dernek, hakem, seçim, tüzük kelimelerinin geçtiği cümleler içinde boğulmaya devam mı edecekler...

Federasyon görevini yapıp şampiyona düzenledi ve dansçılara katılma olanaklarını sağladı. Kulüpler ise genel olarak sınıfta kaldılar. Eğitmen veya kulüp yöneticisi olmadan dışarıdan ahkâm kesmenin kolay olduğunu biliyorum. Ben olsaydım şöyle yapardım, böyle yapardım diyemem. Ancak ne federasyonun ne de büyük ümitlerle girdiğim ama ümitlerimi kıran TEO derneğinin tangocu sayısını ve mevcut dans kalitesini arttıracak hareketleri yaptıklarından emin değilim. Tamam, federasyon üniversite yaşlarındaki gençler için birşeyler yapıyor da, ya dernek ?...

Hepimizin hemfikir olduğu konu ise gecenin yıldızlarının kim olduğunun seçimiydi. Gecenin yıldızları hiç şüphesiz Yıldız Teknik Üniversitesi Latin dansları grubu idi. Yaptıkları iki parçalık gösteri ile en büyük alkışı hakkettiler.

Bugünlük bu kadar yeter Dostum. Zaten Nişantaşı milongamız ertelendiği için moralim bozuk, bir de tangoyu nasıl düzeltiriz konusunu kafama takmasam iyi olacak. Hattâ bunun üstüne şimdi Point’ten “Perşembe salon dolu, milongayı başka gün yapalım mı” haberi gelirse mum dikmiş olurlar. Umarım böyle birşey olmaz. İyi günler,

Güralp

Tansiyon Abi köşesi: Abi be, iyi huylu tansiyonlar arası yarışma yapılsa valla şampiyon sen olursun yaaa… Sen böyle sakin devam et, ben sana kucak dolusu kupa ve madalya veririm. Bak yalanım varsa n’olayım abim benim...

« önceki
                Web Stat